L200 ile Denizlere Açılmak

Afyon, Burdur, Antalya, Muğla, Uşak, Denizli

2018-21-05


 

Kaybolmadan Keşfet projesi, ülkemizin eşsiz doğasını ve bu doğada yaşayan yabani hayvanları fotoğraflamak üzerine bir proje. Bu nedenle denizlerimizde yaşayan ve belki birçok kişinin ismini dahi duymadığı kuşlarımız da bu projede olmasa proje eksik kalırdı. Projemizin normal rotası içerisinde olmayan ancak üyesi olduğum Türkiye’nin Anonim Kuşları (TRAKUS) web platformunun düzenlediği Pelajik Tur güzel bir fırsat oldu. Sağ olsun sponsorum Mitsubishi Türkiye de beni kırmadı ve bu tura da L200 ile katılmam için gerekli desteği sundular. 



Böylece TRAKUS üyesi iki arkadaşım ile Balıkesir sınırlarından başlayıp Bursa ve Afyon üzerinden devam ederek önce Antalya ve Fethiye’ye uzanan ardında da sahil yolu boyunca Bodrum ve Marmaris’ten geçerek Didim’de son bulan bir yolculuk başlamış oldu. Adeta tatil içinmiş gibi görünen bu seyahatte rotamızın bu şekilde olmasının tek nedeni kuşlardı. Bazı türler ülkemizde ve hatta dünyada sadece bazı bölgelerde görülebiliyorlar. Endemik bir türü görebilmek için o bölgeye gitmekten başka çareniz yok. Pelajik turun asıl amacı sadece açık denizde görülebilen Fırtına Kırlangıcı isimli serçe boyutlarındaki küçük bir su kuşunu fotoğraflamak idi. Ancak iki dostum ile ben yolculuğumuza turdan iki gün önce çıkarak; Akdeniz Martısı, Ada Doğanı, Tavşancıl ve Boz Yelkovan kuşlarını da görüp fotoğraflamak istedik.

Denizli’ye bağlı yolumuz üzerindeki bir köyde adeta kendisine stüdyo gibi bir ortam kurmuş olan kuş fotoğrafçısı bir dostumuza uğrayıp hem güzel fotoğraflar çektik hem de harika bir kahvaltı ile enerji topladık. Aldığımız bu enerjiyi ise Türkiye’nin Maldivler’i olarak adlandırılan dünya mirası Salda Gölünde kendimizi gölün berrak sularına bırakarak harcadık. Sonrasında ise Kemer - Kaş hattı boyunca Akdeniz Martısı ve Ada doğanı için bir epey dolaştık. Ancak bir sonuca ulaşamayınca en fazla görme ihtimalimiz olan Ölüdeniz de gece geç saatte kamp kurduk. İçinizden ‘’ne Ölüdeniz mi_? orada ne güzel yüzülür’’ dediğinizi duyar gibiyim. Ama her ne kadar inanması zor olsa da Ölüdeniz de denize girmedik

Çadırımızda gece güzel bir uyku çektikten sonra sabah henüz güneş doğmadan farklı bir martı sesi ile uyandık. Acaba aradığımız Akdeniz Martısı ayağımız kadar gelmiş olabilir miydi? Sevgili Alper daha çadırın kapısını açar açmaz ‘Vallahi bu Akdeniz Martısı’’ diye heyecanla beni tekmelemeye başladı. İkinci günün sabahında bir gün önce o kadar aradığımız kuş şimdi bizi büyük bir zahmetten kurtararak çadırımıza kadar gelmişti. Diğer kampçıların tuhaf bakışları altında kumsalda sürünerek ve yuvarlanarak martımızı güneş doğmadan bolca fotoğrafladık.

Sonrasında ise sahil yolunu kullanarak bir tarafımız deniz, bir tarafımız orman yolculuğumuza Didim’e kadar devam ettik. Ancak Ada Doğanı ortalarda yoktu. Gece Didim’de otel odalarımıza yerleşip iyice dinlendikten sonra sabah saat 06:30 da denize açılacağımız teknemizde yerimiz aldık.

TRAKUS’un kurucusu Serhat TİGREL katılımcıları pelajik tur hakkında bilgilendirdikten sonra kahvaltımızı yaparken Ege Denizinin açıklarına doğru yol aldık. Fırtına Kırlangıcı ve Boz Yelkovan kuşlarının muhtemel görülebileceği alana gelince kuşlar için hazırlanan balıkları denize dökmeye başladık. Aradan 10dk geçmişti ki beklediğimiz kuşlar ziyafet için gelmişlerdi bile. Ancak açık denizde esen rüzgâr ve bu sebeple oluşan dalgalar nedeniyle gemimiz bir beşik gibi sallanıyordu. Bırakın ayakta durmayı oturarak dahi sabit kalmanın mümkün olmadığı bir ortamda bize çok yaklaşmak istemeyen serçe boyutundaki bir kuşu kadraja oturtup fotoğraflamak çok ama çok zorladı bizleri. Pek de iyi olmayan birkaç kare çeksem de geminin ve özellikle bizlerin güvenliği için bir koya demirlemek zorunda kaldık. Burada rüzgârın azalmasını umarak bekleyecek ve beklerken de hem biraz denizin keyfini çıkartacak hem de öğle yemeğimizi yiyecektik. Ben denize girip girmemekte kararsızlık yaşarken Serhat bey ve Alper tereddüte mahal bırakmadan beni denize atınca kendimi harika bir koyda masmavi denizin içinde yüzerken buldum.

Denizin ve teknede yenen enfes balığın tadını doyasıya çıkardıktan sonra rüzgâr pek azalmasa da öğleden sonrası için şansımızı tekrar denemek istedik. Açık denizde yemlememizi yaptıktan sonra Boz Yelkovanlar ve Fırtına Kırlangıçları bizleri fazla bekletmeden geldiler. Hiçbir şeyin sabit olmadığı ortamda ve uzak kalan mesafelerde bu türleri herkes iyi veya kötü fotoğrafladı. Çok iyi bir kare ne yazık ki çıkamadı ama türü fotoğraflamış olmak ve bu keyifli yolculuğu yapmak çok daha önemli ve değerliydi.

Keyifli tekne turunun ardından TRAKUS sitesinin kurucusu sevgili Serhat TİGREL ile kısa ama keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Zaman darlığı nedeni ile uzun uzun konuşamasak da keyifle okuyacağınız bir sohbet olduğunu düşünüyorum. Röportajı web sitemizde bulabilirsiniz…