Düzlerçamı ve Alageyik

Afyon,Burdur,Antalya,Muğla,Uşak,Denizli

2018-22-05


 

Alageyik denince gizemli, zarif, ürkek ve nesli tükenmek üzere olan bir geyik türü akla geliyor. Avrupa’da alageyiklerden belli sayılarda bahsedilse de saf ırk olan bozulmamış Alageyik sadece ülkemizde Antalya’da bulunuyor. Bu nedenle bu geyikler çok değerli ve önemli. Sayıları oldukça az olmakla birlikte yavaş da olsa artıyor olması mutluluk verici. Alageyiklerin avlanması ülkemizde tamamen yasak. Kaçak avcılığa ise Milli Parkların özverili çalışmaları ile göz açtırılmıyor. Ben de bu güzel geyikleri fotoğraflamak için yaklaşık 1 yıldır en doğru zamanı bekliyordum. Geyiklerin çiftleşme dönemleri sonbahar olduğu için en doğru zaman artık gelmişti. Geyiklerin tüm yaşam alanı tamamen Milli Parkların kontrolünde olduğu için gerekli izinleri almam gerekiyordu. Gerekli kolaylığı gösteren ve desteklerini esirgemeyen Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğüne buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca çektiğim tüm fotoğrafların birer nüshasını da tanıtım faaliyetlerinde kullanmaları için Milli Parklara ücretsiz olarak verdiğimi de belirtmek isterim… 



Bir gün gibi kısa bir sürede izin yazımı almış olmanın heyecanıyla derhal kendimi Düzlerçamı’nın eşsiz doğasına bıraktım. Çekimlerim süresince 5 gün boyunca 24 saat yanımdan ayrılmayan ve alageyikler konusunda uzmanlaşmış, gayretli, çalışkan ve hayvanları çok seven; sevgili Süleyman ESEN sayesinde geyikleri bulmam tahmin ettiğimden biraz daha kolay oldu. Kolay derken tüm gün aramalarda sadece dakikalarla sınırlı bir zamandan bahsettiğimi söylemem gerekli. Sevgili Süleyman’ın daha uzun yıllar bu alanda çok sevdiği geyikler için fedakârca çalışacağından eminim ve ümit ediyorum.

Alageyikler ses ve koku noktasında çok hassas canlılar. En küçük bir çıtırtıda dikkat kesiliyorlar ve kokunuzu uzaklardan alabiliyorlar. Bu nedenle onlara normal bir şekilde yaklaşmak pek mümkün değil. Ayrıca gececi oldukları için gündüz vakitlerinde içerisinde yürümenin çok zor ve zahmetli olduğu aşırı sık ve çalılık ormanda vakitlerini geçiriyorlar. Bu sayede insanlardan ve diğer yırtıcılardan uzak kalabiliyorlar. Peki sen nasıl gördün ve fotoğrafladın diye sorduğunuzu duyar gibiyim Çok fazla sır vermemek kaydıyla sabah güneş doğmadan ve akşam güneş batmadan hemen önce fotoğrafladığımı söyleyebilirim. Bu nedenle de neredeyse doğru düzgün ışık altında fotoğraflamam mümkün olmadı. Bu nedenle yüksek iso değerlerine çıkabilen kaliteli ve güçlü fotoğraf ekipmanları kullanmam gerekti. Canon Türkiye’nin destekleri ile Canon 1Dx gövde 500mm f/4 objektif sayesinde neredeyse karanlık denebilecek ortamlarda çekimler yapabildim. Sadece bir gün biraz daha ağır davranan bir gurup kısmen güneş ışığında poz verdi…

Değerli mihmandarımın geyiklerin nerelerden geçtikleri ve hangi alanlarda olabileceklerine dair birikimi ve tecrübesi sayesinde türü görebilmem ve fotoğraflamam mümkün oldu. Bu tür gerçekten bu kadar zor mu? Abartıyorsun! Diyebilirsiniz… Ama gerçekten zor ve çok sabır istiyor…

Kaybolmadan Keşfet proje sponsorum Mitsubishi Türkiye (TemSa) sayesinde Mitsubishi L200 ile hayal türüm olan Alageyiği de #KaybolmadanKesfet’miş olmaktan duyduğum mutluluğu tarif etmem mümkün değil. Öyle umuyorum ki daha bilinçli faaliyetler ve çevre politikaları ile nesli tehlike altında olan başka birçok türümüzün de geleceğini kurtarma şansımız olabilecek…