Sevimli Tilkiler

(Ankara,Erzurum, Erzincan, Kars)

2018-56-05




Erzincan’daki yaban keçisi macerasından sonra, yolumu rotam üzerindeki diğer bir şehir olan Erzurum’a çeviriyorum. 



Erzurum’da hedefim kızıl tilkileri fotoğraflamak. Bunun yanında çok umutlu olmasam da kaya kartalı ve sakallı akbabayı da fotoğraflamayı planlıyorum. Erzurum’a öğleden sonra giriş yapıyor ve hiç zaman kaybetmeden tilkileri daha önce görüntülediğim Erzurum Ovası’na iniyorum. Ovaya iner inmez, tilkileri en son fotoğrafladığım yerde eski bir dost beni karşılıyor. Nereden mi tanıyorum? Kuyruğunun büyük bir kısmının olmamasından...  

Gelir gelmez bir tilki görüntülemiş olmak moralimi ve keyfimi yükseltiyor. Sonrasında güneş batıncaya kadar 4 tilki daha görüyorum.  
Köpekgillerden olan tilkinin dünya üzerinde bilinen 24 türü bulunmaktadır. Bu tilki türlerinden 11’i kızıl tilkinin de bulunduğu ‘‘Vulpes’’ cinsi tilkilerdir. Ülkemizde ise sadece kızıl tilki, yani ‘’Vulpes vulpes’’ bulunmaktadır,bu aynı zamanda dünya üzerindeki en yaygın tilki türüdür. 



İnsanlar tarafından kurnaz, hırsız vb. kötü lakaplarla anılsa da tilki, insanlar ve özellikle çiftçiler için çok faydalı bir canlıdır. Zira tilkiler hepçil (yani her tür besini tüketen) olsalar da çoğunlukla küçük kemirgenler ve benzeri diğer canlılar ile beslenirler. Ayrıca leş de yiyebilen bu canlılar hem çevreyi temizlerler hem de çiftçilerin mahsullerine zarar verecek olan kemirgenleri yok ederler.Yer yer tavuk çalmaları ise çiftçilerin biraz daha dikkatli olmaları ile tamamen çözülebilecek bir sorundur. 



Kızıl tilkileri fotoğraflamaya iki gün boyunca devam ediyorum. Üçüncü gün ise çok düşük bir ihtimali olduğunu bilsem de, kaya kartalı ve sakallı akbaba için kamuflaja girmeye karar veriyorum. Tortum yolu üzerinde sarp bir kayalığa tırmanıyor ve gizlenip beklemeye başlıyorum. Yanımda değerli dostum Naci Bey de var. Yaklaşık 2 saat beklemenin ardından kaya kartalı tepemizde dolaşmaya başlıyor.  Kartal indi inecek derken o sırada birisi bize sesleniyor. Mecburen buradayız diye bağırıyoruz. Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden gelen görevli ihbar aldığını ve avcı olup olmadığımızı soruyor. Elimizdeki kameraları göstererek fotoğrafçı olduğumuzu söylüyoruz. Bu kadar bağırma ve hareketten sonra maalesef kartalı kaçırıyoruz. Kartal ve akbaba fotoğraflarını bir sonraki maceraya saklayarak oradan ayrılıyoruz…