Hayalet Kedilerin Peşinde

(Burdur, Urfa, Hatay, Adana, Osmaniye, Antalya

2018-09-05




Ülkemiz sınırlarında yaşamını devam iki büyük kedi olan vaşak ve karakulağın peşine düştüm. “Kaybolmadan Keşfet” Projesi kapsamında, gelecek nesillere bu güzel kedileri göstermek adına Burdur ili çevresinde arama yapmaya karar verdim. 



Bu kararı vermemde Milli Parklar 6. Bölge Burdur Şube Müdürü sevgili Tamer Yılmaz’ın büyük etkisi oldu. Kendisi de aynı zamanda doğa ve yaban hayat fotoğrafları çektiği için uzun süredir vaşak ve karakulakları takip ediyor, fotokapan çalışmaları ile yaşamları ve sayıları hakkında çok değerli bilgileri topluyor. Tamer Bey bu çalışmaları sadece görevi olmasından dolayı değil, gerçekten sevdiği için yapıyor. Ben de Burdur’un benim memleketim olmasının da etkisiyle Tamer Bey’in çalışmalarını uzun süredir ilgi ve beğeni ile takip ediyordum. Bu gizemli kedileri kaybolmadan keşfetmek, bizzat kamera ile fotoğraflamak için kolları sıvadım ve soluğu Burdur’da aldım. 



Altınyayla ve Burdur Gölü çevresinde 3 gün süren aramalarım neticesinde hayalet kedilere ulaşamadım. Özellikle vaşağın hayalet olarak adlandırılmasının nedeni gündüz görülmesinin neredeyse imkânsız olmasıdır. Bazen hiç beklenmeyen bir anda yolda karşınıza çıkmasının haricinde, bu kediyi ormanda görmek çok zordur. Öyle ki kedilerin bulunduğu bölgedeki köylerde yaşayan insanlar arasında bu kediyi hayatları boyunca göremeyenler var. İşte böylesine gizemli bir hayvanı 3 gün boyunca arayıp bulamayınca artık tüm ümitler aylar öncesinden yerleştirilmiş fotokapanlarda toplanıyor. Tamer Bey ile sabah erkenden buluşuyor ve Burdur Gölü’nün çevresindeki ormanlık alanlara geçiyoruz. Orman yolunda gördüğüm mermer ocakları beni biraz hayal kırıklığına uğratıyor. Bu kadar kamyonun gelip geçtiği ve bu kadar gürültünün olduğu bir alanda bırakın kediyi hiçbir hayvan barınamaz diye düşünüyorum… Ama neyse ki dağların göle ve köylere yakın kısımlarındaki alanlarda mermer ocaklarına izin verilmemiş. Bu sayede buralarda yaban hayatı devam edebilmiş. Oldukça yorucu ve sarsıcı, bazen karlı, bazen kayalıklı yollardan bata çıka fotokapanların olduğu orman içlerine doğru ilerliyoruz. “Bu tepeye çıkabilir miyiz?” endişesi olmadan Mitsubishi L200 ’le birlikte hedefimize varmayı her defasında başarıyoruz. 



Tamer Bey ile birlikte farklı noktalardaki 5 adet fotokapanı inceliyoruz. Kaydedilmiş görüntüleri bilgisayara aktarıp, pillerini değiştirerek aktif hale getiriyoruz. Görüntüleri bilgisayarda izlerken ne kadar heyecanlandığımızı görmeliydiniz! 



Günlerce arayıp bulamadığım vaşak ve karakulak fotoğraflarını ve hatta videolarını görünce heyecanlanmamak mümkün değildi. Sadece kediler mi? Kurtlar, çakallar, tilkiler, yaban domuzları ve yaban tavşanları da fotokapanın misafirlerindendi. 



Görüntüleri aldıktan sonra keyif içerisinde geri dönüş yoluna koyuluyoruz. Yolda uğradığımız bir köy kahvesinde Tamer Bey’i tanıdıkları için konu hemen dağdaki kurtlara geliyor. Köylüler kurtların bazen oğlak ve kuzuları yakalayıp yediğinden dert yandılar ve avlamak istediklerini söylediler. Tamer Bey ise kurtların sayılarının az olduğunu bildiğinden, bu türü avlamanın çok zararlı olacağını uzun uzun anlattı. Köylülere durumu daha iyi anlatmak ve kedileri de korumalarını sağlamak için fotokapan görüntülerini izlettik. Kahvedeki herkes vaşağı ilk defa görüyordu, bu duruma ikimiz de çok şaşırdık. Köylülerin mutlaka karşılaşmış olabileceğini umuyorduk ama 70 yaşın üzerindekiler dahi bu hayalet kediyi hayatları boyunca hiç görmemişlerdi. Karakulak için de durum farksızdı… 

Vaşaklar ülkemizde Antalya, Burdur, Denizli, Ankara ve Bolu’da, karakulaklar ise daha çok Antalya, Burdur ve Denizli’de görülüyorlar. Bu kedilerin tanınması ve bilinmesi, nesillerini devam ettirebilmeleri için çok önemli. Hem vaşak hem de karakulak tilki boylarında bulunan yırtıcı bir kedi. Ancak hiçbir şekilde insanlar için tehdit unsuru değiller. Hatta köylere inip evcil hayvanlara dahi zarar vermiyorlar. Tamamen orman içlerinde yaşıyorlar; kemirgenler, küçük memeliler, kuşlar, tavşanlar, yavru domuzlar ve bazen de tilkiler ile besleniyor ve nadiren leş yiyorlar. 



Bu nedenle sayıları çok azalan bu canlılardan korkmaya ve onların insanlara zarar verecekleri endişesine kapılmaya gerek yok. Bu kediler ormanlarımızın sağlığı ve biyoçeşitlilik için hayati öneme sahipler. Hayalet kediler macerama son verirken değerli arkadaşım Milli Parklar Burdur Şube Müdürü Tamer Yılmaz’a hem fotokapan görüntüleri için hem de Burdur ili çevresinde yapmış olduğu değerli çalışmaları için sonsuz teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum…